9 Şubat 2015 Pazartesi
Peygamberimizin ayı ikiye bölmesi Aralarında Ebu Cehil, As bin Hişam ve Velid bin Mugire gibi Allah düşmanlarının bulunduğu bir grup müşrik, Peygamberimize gelerek: “Eğer sen peygambersen Ay’ı ikiye ayır, iki parça yap!” dediler. Peygamberimiz, o sırada Hz. Ali, Huzeyfe İbn-i Yeman, Abdullah ibn-i Mesut, Enes b. Malik, Abdullah İbn-i Abbas ve Abdullah ibn-i Ömer gibi büyük sahabilerle birlikteydi. Müşriklerin bu sözü üzerine: “O mucize eğer gerçekleşirse, iman eder misiniz?” diye sordu. “Evet! Ederiz!” diye söz verdiler. Hatta yemin ettiler. Peygamberimiz, o mucize için Allah’a yalvarınca, Hz. Cebrail gelip duasının kabul edildiğini müjdeledi. Dolunay zamanıydı. Hürmetine koca bir kâinatın yaratıldığı Peygamberimiz, mübarek elini Ay’a doğru kaldırınca Ay ikiye ayrıldı. Peygamberimiz, yanında bulunan sahabilere: “Şahit olun! Şahit olun!” buyurdu. Daha sonra da, gelen müşriklere tek tek seslenip: “Sen de şahit ol! Sen de şahit ol!” dedi. Fakat onlar her zamanki gibi davranıp: “Muhammed büyük bir büyü yaptı” dediler. Bu müşriklerden bir kısmı, gördükleri şeyin sadece kendileri için yapılan bir büyü olduğuna inanmışlardı. Bu yüzden ertesi gün, Yemen ve başka taraflardan gelen kervanları bularak, onların da bu mucizeyi görüp görmediklerini sordular. Kervandakiler, ayın ikiye yarıldığını ve bu durumu büyük bir şaşkınlık içinde seyrettiklerini söylediler. Kervanlarla gelenler arasında, bu mucizeyi görmeyen tek bir insan bile yoktu. Zorda kalan müşrikler: “Ayın böyle ikiye bölünmesi, sık rastlanan bir büyüdür” dediler. Bunun üzerine nâzil olan Kamer (Ay) Suresi’nde, Allah şöyle buyurdu: “Kıyamet yaklaştı! Ay ikiye yarıldı! Onlar, (müşrikler) her ne zaman bir mucize görseler, sırtlarını çevirip: ‘Bu çok rastlanan bir büyüdür’ derler. Onlar, kendi heveslerine uyup peygamberi yalanladılar. Oysa her işi için belirlenmiş bir hedef vardır. Onlara, kendilerini inkârdan vazgeçirecek (Allah’ın varlığını ispatlayacak) nice hikmetli haberler (mucizeler) gönderilmiştir. Fakat bu uyarılar onlara fayda vermiyor. O halde ey Resulüm! Sen de onlardan yüz çevir! Onlar, benzeri görülmemiş korkunç şeye (kıyamete ve hesap vermeye) çağırıldıklarında, gözleri korkudan ve dehşetten donmuş şekilde, sanki etrafa dağılmış çekirgeler gibi mezarlarından çıkar ve kendilerini çağırana doğru koşarken: ‘Bu çok zor bir gün’ derler.” Ay’ın ikiye yarılmasını herkes görmedi. Eğer öyle olsaydı, inanan ya da inanmayan bütün insanlar, bu mucize karşısında hiçbir çaba göstermeden imana gelecekti. İşte bu sırdan ötürü, Ay’ın ikiye ayrılması, insanların genellikle uykuda ya da evlerinde bulunduğu sırada, ani ve kısa süreli olarak gerçekleşti. Ay’ın her gün farklı saatlerde doğması ve farklı yerlerde bulunmasının yanı sıra, o asırda gökyüzünü inceleyenler azdı. Ayrıca, bazı ülkeler sis ya da bulut gibi engellerden, bazıları da saat farkından ötürü Ay’ı göremiyordu. Zaten bu mucizenin gerçekleştiği saatlerde, İngiltere ve İspanya’da güneş yeni batıyor, Çin ve Japonya’da sabah oluyor, Amerika’da ise gündüz saatleri yaşanıyordu. Ayın görülmesi için yeterli olan şartlar, (Arap Yarımadası’nın dışında) en iyi Hindistan’da gerçekleşmiş ve Dhar Kralı Raca Bjoh ve halkı tarafından büyük bir dehşet içinde seyredilmişti. Chamal Nehri kıyısındaki sarayının balkonundan Ay’ın ikiye ayrıldığını gören kral, önce: “kıyamet kopuyor!” diye korkuya düşmüş, daha sonra da, bunun Arabistan’da zuhur eden son peygamber’in bir mucizesi olabileceğini tahmin ederek, vezirini Mekke’ye göndermişti. Racanın veziri, Peygamberimizle görüştüğünde, Ay’ın neden yarıldığını anlayarak müslüman oldu. Günümüzde, bu insanların neslinden gelen Bjohzadeler’in, Hindistan’daki Dhar şehrinin hemen dışında yaşadıkları bilinmektedir. Şakk-ı Kamer (Ay’ın ikiye ayrılması) mucizesine şahit olan Hindistan halkı, bu tarihi bir milat, yani başlangıç yılı olarak kabul etmiştir. Bu ülkede ele geçirilen bir eser üzerinde: “Ay’ın ikiye yarıldığı senede yapılmıştır” yazısının bulunması, bu mucizeyle ilgili önemli bir delildir.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Chat yap flört et, arkadaşlık, Sohbet yeni insanlarla tanışıp dost edebileceğiniz, Sohbet odaları ruh eşinizi bulabileceğiniz bir yer.
YanıtlaSil